FotoGaleri

Basketbol Köşemiz

Yazar: Rüştü YAVUZ Kategori: Rüştü YAVUZ
Yayın Tarihi Gösterim: 624
Yazdır

Sevgili Basketbolseverler,
Nerede kalmıştık? Küçüklerin geleceği için Büyükler Ligi’nin anlam öneminde. Buradan itibaren okuyacaklarınız geçen yıl ABEL LİGİNİ anlamlı hale getirebilmek için yazdıklarımın aynısıdır. Görüş ve önerilerimin değişmemesi  de sanıyorum normaldir. Çünkü İl Temsilciliği’nin angarya olarak baktığı, bazı basketbolsever geçinenlerin ise kendileri faydalanamadığı için il temsilciliği görüşünü desteklediği gerçeklerini görerek ve bilerek bu konuyu tekrar gündeme taşımak istiyorum.

          -  Malumunuz olduğu gibi 18 yaşına gelen Ankaralı bir Genç basketbolcu 1 nci ve 2 nci Türkiye Liglerinde oynayan bir takımın genç takımında değil ise, 1. ve 2. Ligde basketbolcu olma şansı % 1-2 (Bir-İki) den fazla değildir. Kaldı ki Ankara' da 2 tane 1.lig, 5 tane 2. Lig, 4- 5 tanede Bölgesel Lig takımı mevcuttur ve bu takımlar da, Türkiye genelinde isim yapmış veya tecrübeli oyuncuların peşinde koşarlar genelde. Böylelikle 18 yaşına gelen ve iyi bir basketbolcu da sayılan Ankaralı gençlerimiz de 1. ve 2. Lige transfer yapamaz dolayısıyla. Herhangi bir Bölgesel Lig takımda 1-2 sene oynayıp pişip transfer yapayım dese 4 -5 tane bölgesel lig takımına lazım olan 50 kişiden biri olma şansı da gene % 3-5 (üç-beş) den fazla değildir.
Yani;18 yaşını dolduran birçok basketbolcuya böylelikle Cafe Barlar yolu açılmıştır artık ESKİ BİR BASKETBOLCU olarak.
          -  40 Yaş ve üzeri basketbol severler 10-11 yaşlarındaki çocuklarını basketbola başlatırken muhtemelen 18 yaşında koparıldığı Basketbolculuk hayallerini çocuğunda görme ihtirası ile tribündeki yerini almaya başlayacaktır. Şu anda bu olay tribünlerde yaşanmaktadır.
           -  Gençliğinde sahiden 1., 2. veya Bölgesel ligde oynamış basketbol sever ana-babalar tribünde çocuklarını SPORCU olmaları için motive ederken, içinde ukde kalmış sporsever!  Babalar çocuklarını Basketbolcu yapmak için her şeyin mubah olduğu bir ortam oluşturmaya çalışmaktadırlar. Bknz. Minikler liginde tribünden hakem ve koçlara musallat olan, küfürler yağdıran, hatta sahaya atlayıp hakem ve yöneticilere sakatlanmalar yaşatan sporcu velileri. Sahici sporculuk geçmişi olanlarda böyle davranışlar yoktur, evet belki küçük itirazlar tepkiler olur ama çirkinliklerin kendilerine yakışmayacağını bilirler.
Şimdi gelelim Büyükler Ligine; Şuanda Ankara da oynan Büyükler Ligi bir angarya olarak görülmekte ve tamamlanması gereken mecburi bir organizasyon gibi düzenlene gelmektedir. Hâlbuki bu ligin kadro yapısında kimler vardır bir irdeleyelim.
     -   Gerek sahiden basketbol sever olup bedeni elverdiği sürece bu sevgi ortamında olmak isteyen gönlü genç profesyonel eski basketbolcu orta yaşlılar.
              -   Gerek 18 yaşına kadar basketbol oynayabilmiş, ancak ya kulüp bulamadığı için spordan koparılmış ya da hayata atılmak zorunda kalmış ve hayatını kurmuş, ama basketbol aşkı küllense de sönmemiş basketbol sever orta yaşlılar.
              -   Gerek basketbolculuk altyapısı olmasa da sevdiği için basketbolla uğraşmaya üstyapıda başlayabilen fakat ekonomik gücü yerinde olduğu için buna hakkı olduğunu düşünen sporsever gençler ve orta yaşlılar.
               -   Ve de en önemlisi 18 yaşında Cafe Barlar yoluna düşmemek isteyen ancak imkân olmadığı için düzenli spor yapamayan GENÇLER
       (Büyükler Ligi adı altında Haziran ayında 20 günde 8 maç oynamak, onunda son maçlarının kısaltıp özetlemesi nedeni ile 7 maça düşen bir “sezon uygulaması”, düzenli spor olmadığı gibi, sosyal faaliyet bile değildir.) Gerçi bu hatadan 2010–2011 sezonunda kısmen dönülmüş ve biraz daha sportif nitelik kazanmaya başlamıştır bu lig, ama hep korkumuz; herhangi bir gerekçe ile genel maç sayısında kısıtlama uygulanması ihtimalinde faturanın yine bu lige kesileceğidir.
          Şimdi bütün bu unsurları bir araya getirip BÜYÜKLER LİGİ ‘ni efektif hale getirirsek, hem çok sayıda insan topluluğuna hizmet etmiş oluruz ve hem de bu topluluğun oluşturacağı sevgi sinerjisi ile basketbolda ekonomik kaynaklar da elde edebiliriz. Bu arada geçen sezon Büyükler Ligine katılan takım sayısı 10–15 -20 değil tamı tamına 34 dür.
    Bu Büyükler Ligini yukarıda açıklanan sporcu yapısı içerisinde organize etmek için öncelikle bazı önyargılı gerekçelerden kurtulmak lazımdır. “Efendim yaşlı sporcular itiraz ediyor, önce münakaşa yapıyor sonra kavga çıkarıyor”. Hem yaşlı ve hem de sporcu ise zaten AHLAKLIDIR o yanlış işleri yapanlar zaten potansiyel zanlı kişiliklerdir. Kurallar çerçevesinde MÜSAADE etmeyin.Bizim bilmediğimiz mücadele edemeyeceğiniz güçlerle mi karşı karşıyasınız?. Bu ön kabul, okulları kapatıp Milli Eğitim Bakanlığı yapmak istemeye benzer. Tabii ki sporun içerisinde gerilimler, münakaşalar, çatışmalar olacaktır. Her kurumda ve her seviyeden sportif faaliyette olduğu gibi. Yanlışlık yapanlar için tanımlanmış önce sportif disiplin kuralları vardır, abartılı hallerde yazılı toplumsal Hukuk kurum ve kuralları vardır, gerektiğinde işletilir.
Nasıl 1.ve 2. Türkiye Basketbol Liglerinde Disiplin hükümleri uygulanıyorsa, aynı karşılıklı anlayış ve hoşgörü içerisinde olmak kaydı ile burada da yaptırımlar sonuna kadar uygulanır ve kötüler yüzünden doğru işler yapılmaktan kaçınılamaz. Bu noktada sadece kurumsal cezai yaptırımlar değil bizlerin sosyal ve kültürel dayanışması da yanlışları yapanların aramızdan tecrit edilmesi yönünde kullanılabilir, kullanmalıyız. Ve kullanılacaktır da.
    Yalnız burada en önemli faktör basketbol hakemlerimiz olup denge unsuru onlardır gibi görünmektedir. Gerek iyi niyet desteği ve gerekse tutarlı disiplin anlayışları nedeni ile.1. ve 2.  Türkiye liglerinde oynanan maçlarda hangi iyi niyet ve tolerans anlayışı içerisinde iseler bu maçlarda da aynı tavır ve tarz içerisinde olmalıdırlar. Doğal olarak da bu durum kendilerine daha üst kategorilerde görev aldıklarında donanım olarak zenginlik katacaktır. Kaldı ki bu yaşta, sporun bu kadar içerisinde olmaya çalışan Basketbol sever bir insan hem sevgi ve saygıya layıktır ve hem de ne zaman ortaya çıkacağı belli olmayan sosyal ve ekonomik yaptırım gücü de olabilir.
    Tekraren söylüyorum şurası asla unutulmamalıdır ki bu ligi yaşlı ve/veya eski sporcuların egolarının tatmin yeri olarak düşünmemeliyiz, düşündürmemeliyiz. Kuşakları birleştiren sosyal ve kültürel bir faaliyet, gençlik üzerinde sorumluluğumuz ve vebalimiz bulunan bir eğitim kurumu ve de sevgili basketbolumuza hiç beklenmedik anlarda sağlanacak sportif manada sosyal ve ekonomik menfaatler birlikteliği olarak düşünmeli, değerlendirmeli öncelikle sevgi ve daha sonrada doğru işler yapmak için GAYRET göstermeliyiz.
    Bu ligin statüsünü ana hatları ile doğru bir şekilde çerçevelendirirsek, bir oto kontrol sistemi de oluşturabiliriz. Şöyle ki 18 yaş ve altındaki sporcular ve bunların aile büyükleri ile basketbolu gerçekten seven ileri yaş oyuncuları sistemin tadını aldıkları takdirde, sistemi bozacak davranış içerisinde olan tüm kişilere ve olaylara engel olacak bir duruş içerisinde olacaklardır.
Geçen sezonda ABEL Liginde oynayan daha önce defalarca Milli olmuş, şu anda çok önemli takımlarda antrenörlük, idarecilik yapan veya tribünde sporcu ebeveyni olarak bulunan sahiden basketbolcu arkadaşlarımız, kardeşlerimiz belli bir saygınlık içerisindeki ABEL vitrininde boy göstermiştir. Önceki yıllara göre de geçen sezon “her ne kadar sportif bir tatmin vermemiş ise de”, daha nezih bir görüntü içerisinde tamamlanmıştır. Daha önce Türkiye Liglerinde aynı takımda veya karşılıklı olarak oynadığımız eski basketbolcu arkadaşım veya daha genç kardeşim bu kategoride şu anda tekrar sahalarda olmak için bana ricacı olmaktadır.
           Yazımızı klasik ifademize bağlayalım; hedefimiz  “basketbolu tabana yaymaktan” öte bir şeydir,             “TABAN'DAN TAVAN'A BASKETBOL AŞKI”            
                                 “BABA-OĞUL, DEDE-TORUN BASKETBOL AŞKI'NDA”   gibi
Herkese sevgi ve saygılar sunuyorum.
Eleştiri,Görüş ve önerileriniz için : Bu e-posta adresi spam robotlarından korunuyor. Görebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir. , 532 615 17 34, Bu e-posta adresi spam robotlarından korunuyor. Görebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

  “Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır”
                                                    Hz.Mevlana
 
   - Umarım karşımdakiler anlayabilenlerdir.

Yorum ekle

Uyarı: AnkaraBasketbol.com 'a yorum yazan tüm ziyaretçilerimizin gerçek İsim ve Soy İsim kullanmalarını rica ediyoruz. Takma isim ve büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Hakaret içeren, iftira içeren mesajlar yayınlanmayacaktır. Yorumlarınız kontrol edildikten sonra yayınlanacaktır.


Güvenlik kodu
Yenile

Yücetepe Spor Kulübü

2011-2012 Sezonunda Deplasmanlı Bölgesel Lig ve Genç Takımında oynayacak 1994 Doğumlu Kontenjan Oyuncu aranmaktadır.

Müracaat: www.yucetepespor.com
Tel:
536 511 32 60

Buradasınız:   Ana SayfaYazarlarRüştü YAVUZABEL 2011-12